2007 - 2008 Turkcell Süper Lig Gol Hata Analizi

Bu araştırma Türkiye Futbol Federasyonu'nun resmi yayın organı olan Tam Saha dergisinin Mayıs 2009 sayısında sayfa 22 de yayınlanmıştır.

Pas yaparak atıyor, pozisyon ve paylaşım hatasından yiyoruz

Turkcell Süper Lig’in 2007-2008 sezonunda atılan 784 golü atılış ve yeniliş biçimleri açısından mercek altına aldık. Ortaya oldukça çarpıcı sonuçlar çıktı. Golleri atılış biçimleri açısından incelediğimizde yüzde 50’sinin paslaşmalar sonucunda yani “organize işler”le yapıldığını gözlemledik. Duran toplardan 198 gol atılırken, dönen toplardan ve top kazanarak atılan gollerin sayısı ise 169. Gollerin yeniliş biçimi açısından yaptığımız değerlendirmede ise hata payları kalecilerde yüzde 21, defans oyuncularında yüzde 54, orta saha ve forvet oyuncularında da yüzde 25 olarak ortaya çıkıyor. Kaleciler yüzde 37 oranıyla teknik hatalardan, defanslar yüzde 34 adam paylaşımı hatalarından, orta saha ve forvetler ise yüzde 60 pozisyon hatalarından gole neden oluyor.

Mürşid Memioğlu

Futbol dünyanın en fazla ilgi çeken, ekonomik değeri en yüksek oyunu. Dünyayı peşinden sürükleyen bu oyundan artık gerçek bir endüstri olarak söz ediliyor. Gelin görün ki, özellikle ülkemizde bu büyük ekonomik faaliyete aynı ölçüde bir bilimsel boyut katılabilmiş değil. Futbolu gerçek rakamlar ve bu rakamların analizleriyle değil, daha çok duygularımızla yorumluyoruz. Oysa oyunun içindeki her hareketin ortaya çıkardığı olumlu ya da olumsuz bir sonuç var. Ve bu hareketlerin tümü mercek altına alınmaya, incelenmeye, analiz edilmeye ve bir sonuç çıkartılmaya muhtaç. Bu araştırmada, “futbolun en güzel meyvesi” denilen gollerin oluşum biçimlerini ve özellikle bu gollerin yenilmesindeki hata paylarını inceleyeceğiz. Çalışmanın baz aldığı veriler, 2007-2008 futbol sezonunda Süper Lig’de atılan 784 golden oluşuyor. Goller tek tek incelenerek, bir yandan nasıl üretildikleri, diğer yandan da hangi hataların sonucunda oluştukları ortaya konulmaya çalışılıyor. Bu çalışmada, özellikle gollerin yeniliş biçimlerindeki hata paylarına vurgu yapılarak, oyuncuların küçük yaş gruplarından itibaren nasıl yetiştirilmesi gerektiğine ışık tutulmaya çalışılıyor.

Goller nasıl atıldı?

2007-2008 sezonundaki toplam 784 golün nasıl atıldığını incelediğimizde 397 golün paslaşmalar sonunda, 198 golün duran toplardan, 146 golün ikinci top dediğimiz dönen toplardan, 23 golün top kazanarak, 10 golün de savunan takım oyuncuları tarafından kendi kalesine atıldığı görülüyor. Gollerin atılış biçimlerine göre ortaya çıkan rakamları topladığınızda, ulaşılan rakamın toplam gol sayısından fazla olması ise bazı gollerin “birden fazla” kategoriye girmesinden kaynaklanıyor. Yani bir gol hem “kısa pas” hem de “yan pas” kategorisinde yer alabiliyor.
Şimdi atılan gollere biraz daha yakından bakalım. Gollerin ağırlıklı bölümü “paslaşmalar” sonunda üretiliyor. Bu yolla ulaşılan gol sayısı 397. Yani toplam gollerin yaklaşık yüzde 60’ı. Uzun paslarla 228, kısa paslarla 111, yan paslarla ise 201 gol atılmış. Bu üç kategorinin toplamının 397’den fazla olması ise yan paslarla atılan gollerin bir kısmının aynı zamanda “uzun ve “kısa” pas kategorisinde değerlendirilmesinden kaynaklanıyor.
İkinci sırada ise azımsanamayacak kadar yüksek bir sayıda “duran top” golüyle karşılaşıyoruz. 198 duran top gollerinin 141’i direkt vuruşlardan ağlarla buluşmuş. Bu gollerin 43 tanesi penaltılardan gelirken, 2 tanesi taç atışlarından gelen toplara yapılan vuruşlarla kazanılmış. 96 gol ise direkt vuruşlar sonucunda oluşmuş. Endirekt vuruşlardan sadece 1 gol atılırken, kornerden gelen gol sayısı 56’yı bulmuş. Bir önceki paragrafta yan paslardan oluşan gollerin sayısının 201’e ulaştığını ve bu rakamın toplam goller içindeki yüzdesinin 25.6’yı bulduğunu göz önünde tutarsak, futbolumuzdaki “yan top zaafı”nı da rakamsal olarak ortaya koymuş oluruz.
146 golün oluştuğu “seken top” pozisyonları da genel toplamın içinde hiç de küçümsenmeyecek bir yer tutuyor. Yani gollerin yüzde 18.6’sı rakibin baskı altında tutulduğu, topun rakipten, direkten veya takım arkadaşından döndüğü pozisyonlarda oluşuyor. Rakipten dönen toplarla 139, direkten dönen toplarla 12, takım arkadaşından dönen toplarla ise 5 golün atıldığını vurgulayalım.

Rakibin çıkışlarında top kazanarak atılan goller ise genel kanaatin aksine sadece 23. Bu rakam, toplam gollerin içinde 2.9’luk bir orana tekabül ediyor.

Goller nasıl yenildi

Gelelim incelememizin ana konusunu oluşturan gollerin yenilişindeki hata paylarına. Öncelikle, kaba hatlarıyla kategorilerimizi kaleci, defans oyuncuları ve orta saha-forvet oyuncuları olarak üçe ayıralım. Yenilen 784 golde kalecilerin yaptığı hata sayısı 305, defans oyuncularınınki 809 ve orta saha-forvet oyuncularınınki 378. Bu noktada da bir açıklama yapmak gerekiyor. Çünkü sadece defans oyuncularının hatalarına bakıldığında bile ortaya çıkan 809 rakamı, atılan gol sayısından fazla. Bunun nedeni ise bir gol sırasında defans oyuncularının birden fazla hata yapmış olması. Aynı şekilde bir golün oluşumu, kaleci, defans ve orta saha-forvet oyuncularının ortak hatasından da kaynaklanabiliyor.
Burada gollerin oluşumunda defans oyuncularının hata oranının yüzde 54’ü bulması normal bir sonuç. Çarpıcı olan ise kalecilerin yüzde 21’lik hata paylarına karşılık, orta saha ve forvet oyuncularının yenilen gollerdeki hata oranının yüzde 25’i bulması. Bu rakamlar da günümüzün modern futbol anlayışında, savunmanın topun kaybedildiği noktadan başlatılmasının ya da ikinci-üçüncü bölgelerde yapılan hataların önemini vurguluyor.

Kalecilerin temel sorunu teknik

Kalecilerin hatalı olduğu toplam 305 golü de pozisyon, adam paylaşımı, pas, zamanlama, taktik ve teknik kategorilerinde ayrıma tâbi tuttuk. Öncelikle bu kavramların ne anlama geldiğini açıklayalım ve ardından da golleri sözünü ettiğimiz hata kalemlerinde kategorize edelim.
“Pozisyon hatası”, kalecinin maç içerisinde topun olduğu bölgeye göre durması gereken yerde bulunmamasını, “zamanlama hatası”, kaleye yaklaşan topa hamle yapmakta gecikmesini, “pas hatası”, sahip olduğu topu oyuna sokarken yaptığı yanlışı, “taktik hata”, takım oyunu oynanırken, takımın davranışından farklı bir davranış sergilemesini, “teknik hata” ise kaleci tekniklerindeki eksikliği nedeniyle yediği golü ifade ediyor.
Bu açıklamanın ardından, kaleci hataları nedeniyle yenilen 305 gole baktığımızda, ortaya ağırlıklı olarak “teknik hata” çıkıyor. Bu nedenle yenilen gol sayısı 119. Yani kaleciler gollerin yüzde 37’sini, eğitim süreçlerindeki yetersizlik nedeniyle kalecilik tekniğiyle ilgili zaafları öne çıktığı için yiyor.
İkinci sırada 72 gole yol açan zamanlama hataları yer alıyor. Bu hatanın genel toplam içindeki oranı yüzde 25’i buluyor. Kalecilerin yer tutma sorunları nedeniyle yedikleri “pozisyon hatası” gollerin sayısı 65, bu sayının genel toplam içindeki oranı ise yüzde 23. Kalecilerin, takım taktiğinden farklı davranışlar sergiledikleri için yedikleri gol sayısı 46. Bu rakamın genele oranı yüzde 14’ü buluyor. Pas hatalarından bir sezon boyunca 3 gol yiyen kaleciler için yüzde 1’lik bu oran ise göz ardı edilebilir düşüklükte.

Defanslar adam paylaşımını bilmiyor

Sırada defans hataları nedeniyle yenilen goller var. Bu noktada da hataları 6 kriterin ışığında değerlendireceğiz. Öncelikle kalecilerde olduğu gibi aynı yolu izleyelim ve kriterlerin anlamlarını açıklayalım. “Pozisyon hatası”, rakip oyuncunun pozisyonuna uygun yer alamama veya arkadaşının kademesine girememe, “adam paylaşımı”, oyun içinde her pozisyonda ama özellikle yan toplarda rakibin topa müdahale etmesini engelleyebilecek noktada bulunamama, “pas hatası”, topu oyuna sokma esnasında yanlış bir noktaya kullanma, “zamanlama hatası”, rakibe müdahale esnasında geç ya da erken hareket etme, “taktik hata”, takım arkadaşlarına taktiksel anlamda uyum sağlayamama, “teknik hata” ise defansif futbol teknikleri konusundaki hatalara tekabül ediyor.
Defans oyuncularının hatalarından kaynaklanan gollere büyüteç tuttuğumuzda ağırlıklı hataların adam paylaşımından kaynaklandığı görülüyor. Bu noktada hata payı yüzde 34’ü bulurken, gollerin yüzde 27’si pozisyon hatalarından, yüzde 21’i taktik hatalardan, yüzde 15’i ise teknik yetersizliklerden kaynaklanıyor. Defans oyuncuların pas hatalarından kaynaklanan goller ise yüzde 1’lik bir oranla diğer hatalara nazaran göz ardı edilebilir düşüklükte.

Orta saha ve forvetler pozisyon hatası yapıyor

Gelelim orta saha ve forvet oyuncularının hatalarından kaynaklanan gollere. Bu sınıflandırmadaki kriterlerle ilgili anahtarımız, defans oyuncularına uyguladığımızın aynısı. Ancak orta saha ve forvet oyuncularının yaptığı hataların kategorize edilmesinde, diğer bölgelere oranla çok ciddi bir fark var. Kalecilerin ve defans oyuncularının hata oranları farklı kategorilerde birbirine yakınken, orta saha ve forvetlerin hatalarından yenilen gollerde ortaya “pozisyon hatası” gerçeği tüm çıplaklığıyla çıkıyor. Öyle ki, bu bölgelerde görev alan oyunculardan kaynaklanan gollerin yüzde 60’ı pozisyon hatalarından oluşuyor. Yani, orta saha ve forvet oyuncuları, savunma yapmaları gereken durumlarda, rakip oyuncunun pozisyonuna uygun yer almasını beceremiyor. Ya da kademeye girmesi gereken noktada bu görevini eksik yapıyor. Bu bölgedeki oyunculardan kaynaklanan gollerin yüzde 27’sinin de adam paylaşımı hatasından oluştuğunu göz önünde tutarsak, orta saha ve forvet oyuncularının, rakiplerinin topa müdahalesini önleyecek noktalarda yeterince bulunamadığını söylemek mümkün. Orta saha ve forvet oyuncularından kaynaklanan gollerde taktik hatalar yüzde 8, teknik hatalar yüzde 2, pas hataları ise yüzde 1 gibi nispeten daha düşük oranlarda bulunuyor.

2008 - 2009 Turkcell Süper Ligi Gol ve Hata Analizi

Bu Araştırma Türkiye Futbol Federasyonu'nun resmi yayın organı olan Tam Saha dergisinin Ağustos 2009 sayısında sayfa 12 de yayınlanmıştır.

TamSaha'nın Mayıs sayısında 2007-2008 sezonunda Turkcell Süper Lig'de atılan 784 gol incelemiş, bu gollerin nasıl atılıp nasıl yenildiğine ışık tutmaya çalışmıştık. Bu defa elimizi daha çabuk tuttuk ve yeni sezon başlamadan önce 2008-2009'un 787 golünü araştırdık. Gollerin oluşumunda pas sayıları, atak yönleri, gol atan oyuncunun topa temas sayısı, golün atıldığı mesafe gibi parametreleri de araştırmamıza ekledik. Yenilen gollerdeki hataları kaleci, defans, orta saha ve forvet arasında paylaştırıp, her bir birimin hatalarını da alt başlıklar altında gözlemledik. Dileriz yeni sezon öncesi bu araştırma futbol ailesine ışık tutar.

Araştırma: Mürşid Memioğlu / TamSaha

Turkcell Süper Lig'de 2008-2009 sezonu Beşiktaş'ın şampiyonluğu ile sona erdi, yeni sezon birkaç gün sonra start alacak. Yeni bir yarış, yepyeni bir heyecanla başlayacak. Ancak yeni defterleri açmadan önce geçmiş hesapları kapatmak, olup bitenin farkına varmak ve azığı sağlam tutarak yola koyulmak daha doğru olur diye düşünüyoruz.

İşte bu düşünceyle 2008-2009 sezonunda atılan 787 golü teker teker mercek altına alarak nasıl atıldıklarını, nasıl yenildiklerini inceledik. Amacımız atılan gollerde izlenen yolun rotasını ortaya çıkarmak, yenilen gollerde de hata noktalarına neşter vurmak. Bu veriler ışığında yeni bir yolda yürümek daha emin ve daha tehlikesiz olacak. Aslında geçtiğimiz sezonun, yani 2007-2008 sezonunun gollerini Mayıs sayımızda sizlere sunmuştuk. Bu defa daha erken davrandık ve Mayıs'ta sona eren sezonun 787 golünün analizini yeni sezon başlamadan yetiştirmek istedik. Üstelik bu araştırmayı yaparken skalamızı biraz daha geniş tuttuk ve gollerin nasıl atıldığı konusundaki araştırmamızı biraz daha detaylandırdık. Yeni araştırmamızda gollerin hangi kanattan, kaç pasla, ayakla ya da kafayla, hangi mesafeden atıldığı gibi parametreleri de ekledik. Yenilen goller bölümünde ise geçmiş sezondan farklı olarak orta saha ve forvet oyuncularının hatalarını ortaklaşa değil, ayrı kategorilerde inceledik. Umarız bu araştırma teknik adamlar, oyuncular, medya mensupları ve tüm futbol ailesinin faydalanacağı bir kaynak olur.

Goller nasıl atıldı?

Öncelikle gollerin nasıl atıldığını inceleyelim. Bu konuyu irdelerken, 9 ana parametre belirledik. Bu ana parametreler atak yönü, gol öncesi topa temas sayısı, golün kaç pasla atıldığı, pasın şekli, golün atılış şekli, atak şekli, golün atıldığı bölge, duran top ve kendi kalesine diye sıralandı. Şimdi gelin bu parametreler ışığında 2008-2009 sezonunda atılan toplam 787 golü inceleyelim.

Sol kanat ağırlığı

787 golü atak yönlerine göre değerlendirdiğimizde, 291 golün sol kanattan, 216 golün ortadan, 279 golün ise sağ kanattan gelişen pozisyonlarla oluştuğunu görüyoruz. Buradaki kriterimizi gol pasının verildiği son nokta olarak belirledik. Elimizdeki verilerden ortaya çıkan ilginç nokta ise sol ayaklı oyuncu sıkıntısı çekildiği genel kabulüne karşılık, ligimizde geçtiğimiz sezon atılan gollerin daha çok sol kanattan gelmesi. Orana vurduğumuzda, gollerin yüzde 37'sinin sol kanat kombinasyonlarıyla atıldığını görüyoruz. Sağ kanattan atılan goller, genel toplamın yüzde 35'ini oluştururken, ortadan atılan goller yüzde 28'de kalıyor. Atak yönüne göre yapılan değerlendirmede ortaya çıkan bir başka önemli nokta ise kanattan yapılan atakların, ortadan yapılanlara göre çok daha etkili sonuçlar verdiği. Golleri kanat ve ortadan yapılan ataklara göre sınıflandırdığımızda, kanattan gelen gollerin genel toplam içindeki yüzdesinin 72'ye ulaştığını görebiliyoruz. Haftalara göre yaptığımız değerlendirmede ortaya çıkan bir başka ilginç sonuç ise 25. haftada atılan 22 golün tümünün kanat ataklarıyla kaydedilmiş olması.

Goller tek vuruşla atılıyor

Ana parametrelerimizden biri olan gol öncesi temasta, golü atan oyuncunun topa kaç kez temas ettiğini kriter olarak belirledik. Bu parametreyi, 1 temas, 2 temas ve 3 veya daha fazla temas şeklinde üç ayrı kategoriye böldük. Kendi kalesine atılan 20 gol dışındaki 767 golü bu kriterler ışığında inceledik. Golcüler, 767 golün 512'sini tek temasla, 126 golü iki temasla, 129 golü ise üç veya daha fazla temasla ağlara göndermiş. Bu rakamların ortaya çıkardığı sonuç, Turkcell Süper Lig'deki gollerin yüzde 67'sinin tek vuruşla kaydedildiği. Yüzde 16'sı iki temasla atılan gollerin, yüzde 17'si üç veya daha temas sonucunda ağlarla buluşmuş.

Goller ortalama 2.5 pasla atılıyor

Üçüncü ana parametremiz gollerin kaç pasla atıldığı. Bu parametreyi de 1-5 pas arası, 6-10 pas arası, 11-16 pas arası ve 17 pastan sonrası olarak 4 ayrı kategoriye böldük. Rakibin hatasından kapılan toplarla ve tek vuruşla atılan 27 golü bu değerlendirmenin dışında tutarak yaptığımız incelemede, 760 golün 680 gibi çok büyük bir ağırlığının 1-5 pas arasında oluştuğunu gördük. Bu gollerin ortalaması ise 2.5 pasa tekabül ediyor. 1-5 pas arası atılan gollerin genel toplam içindeki ağırlığı ise yüzde 90'a ulaşıyor. 6-10 pas arasında atılan gollerin sayısı 67, yüzdesi ise 9. 11-16 pasla atılan goller 11'de kalırken, bu rakam yüzde 1'e tekabül ediyor. Sezon boyunca 17 pas yapılarak atılan sadece 2 tane gol bulunuyor.

Organize atakların ağırlığı

Ana parametrelerimizden dördüncüsü gollerin nasıl paslarla kaydedildiği. Bu parametreyi de kısa pas, uzun pas ve yan pas olarak üç kategoriye ayırdık. Gollerin 340 tanesinin kısa, 144 tanesinin uzun ve 242 tanesinin de yan paslarla atıldığını gördük. Kısa pasların genel toplam içindeki payı yüzde 47'ye ulaşırken, uzun paslar atılan gollerin oranı yüzde 20, yan paslarla atılan gollerin oranı ise yüzde 33 olarak gerçekleşti. Bu rakamların ortaya çıkardığı gerçek ise kontrataklardan çok organize atakların golle sonuçlandığı.

Yan pasları da kendi içinde üç kategoriye ayırdık. Yan paslarla atılan 242 golden 75 tanesinin ayak hizasında, 7 tanesinin bel hizasında ve 160 tanesinin de kafa hizasında kaydedildiğini belirledik. Kafa hizasındaki toplarla atılan gol sayısının yüksek olmasının ortaya çıkardığı bir sonuç, forvetlerin hava toplarında daha etkili olduğu şeklinde değerlendirilebilirse de teknik yetersizlik nedeniyle yerden yapılan orta sayısının az olduğu sonucuna ulaşmak da mümkün görünüyor.

Gollerin atılış şekli

Beşinci ana parametremiz olan gollerin atılış şeklini, ayak, kafa ve diğer (omuz, diz v.s) şeklinde sınıflandırdık. Ayakla atılan 608 gol, toplam gollerin yüzde 79'unu oluşturdu. Kafayla atılan 157 gol yüzde 20'ye tekabül ederken, diğer 8 gol ise yüzde 1'de kaldı. Ayakla atılan golleri sağ ve sol olarak kategorize ettiğimizde, sağ ayakla atılan 423 gol, genel toplamın içinde yüzde 54'lük bir paya sahip oldu. Sol ayakla atılan 195 gol ise genel toplamın içinde yüzde 24'te kaldı. Sol ayaklı oyuncu eksikliği, bu veride göze battı. Gollerin atılışında pozisyonların atak yönlerinde belirginleşmeyen sağ-sol ayrımı, gollerin atıldığı ayaklar söz konusu olduğunda ciddi bir fark gösterdi.

Olgun ataklar revaçta

Gollerin atak şekline göre atılmasını, top kazanarak, olgun hücum ve dönen-seken toplar alt başlıklarında kategorize ettik. Top kazanarak gelişen ataklarla atılan gollerin sayısı 197, olgun hücumlarla kaydedilen gollerin sayısı 492 ve dönen-seken toplarla bulunan gollerin sayısı ise 209 olarak gerçekleşti. Olgun hücumlarla atılan gollerin yüzdesi 55'i buldu. Rakipten top kazanarak atılan goller, genel kabulün aksine yüzde 22'de kaldı. Bu arada dikkat çekici bir başka nokta, rakibe çarparak, direkten veya kaleciden dönerek gelen ve karambol olarak değerlendirilebilecek gollerinin oranının yüzde 23 olması.

Goller ceza sahası içinden

Ana parametrelerimizden biri de gollerin hangi bölgelerden atıldığı. Bu parametreyi de altı pas içi, ceza sahası içi ve ceza sahası dışı olarak sınıflandırdık. Altı pas içinden 165 gol, ceza sahası içinden 501, ceza sahası dışından ise 115 gol atıldı. Altı pası da ceza sahası içinde değerlendirdiğimizde kaleye yakın bölgeden atılan gollerin sayısı 666'ya yükseldi. Bu iki kategorinin oranı da yüzde 85. Ceza sahası dışından atılan gollerin yüzde 15'te kalması, ligimizdeki şut eksikliğini göz önüne seren çarpıcı bir veri.

Ceza sahası dışından atılan 115 golü, sağdan, soldan ve ortadan atılan şutlar biçiminde ayırdığımızda, bu gollerin yüzde 69'unun cepheden, yüzde 21'inin soldan yüzde 10'unun da sağdan atılan şutlarla gerçekleştiğini görüyoruz. Bu arada yaptığımız ayrımla ilgili kısa bir açıklamaya da gerek var. Ceza sahası yayını cepheden gören bölgeyi orta kabul ettik. Bu bölgenin iki yanını ise sağ ve sol olarak belirledik.

Duran toplar

Bu sezon atılan 787 golün 185 tanesi duran toplarla elde edildi. Bu gollerin 53'ü penaltıdan, 8'i taç atışlarının akabinde gelirken, serbest vuruşlardan da 61 gol atıldı. Hafta başına düşen firik golü sayısı ortalama 1.80 olarak gerçekleşti. Duran toplarda 62 gol korner atışlarından gelirken, 1 gol de endirekt vuruş sonrası kaydedildi. Ayrıca 787 golün 20'sini de takımlar kendi kalelerine attı.

Goller nasıl yenildi?

Golleri, atılış şekillerinin yanı sıra nasıl yenildikleri açısından da incelemeye tâbi tuttuk. Bu konuda kaleci, defans, orta saha ve forvet hataları olarak dört sınıflandırmaya gittik. Tablolardaki rakamlarda, yapılan hata sayısının, gol sayısından fazla olduğunu göreceksiniz. Bunun nedeni, atılan gollerin büyük bölümünde "kombine" hatalar yapılması. Yani bir takımın yediği her bir golde bazen kaleci, defans, orta saha ve forvet oyuncuları ortaklaşa hatalar yapabiliyor. Dolayısıyla böyle bir gol, hem kalecinin hem defansın hem orta sahanın hem de forvetin hatası olarak değerlendirmeye tâbi tutuluyor. Ayrıca tablolarda örneğin sadece defans hatalarının bile atılan gol sayısından fazla olduğu dikkat çekebilir. Bu da yenilen gollerin bazılarında defans oyuncularının birden fazla hata yapmasından kaynaklanıyor. Ya da bir kaleci, yediği bir golde birden fazla hata yapmış olabiliyor. Şimdi gelelim yenilen gollerdeki hataların incelenmesine.

Genel dağılım

787 golün yenilmesinde kalecilerin hata sayısı 912, defans oyuncularının hata sayısı 1863, orta saha oyuncularının hata sayısı 834, forvetlerin hata sayısı ise 114. Bu rakamları yüzdelik dilimlere paylaştırırsak, yenilen gollerde kalecilerin yüzde 25, defans oyuncularının yüzde 50, orta saha oyuncularının yüzde 22 ve forvetlerin yüzde 3 hatalı olduğunu görebiliyoruz. Burada dikkat çekici olan nokta, yenilen gollerde orta saha ve forvet hatalarının toplamının kaleci hatalarına eşit olması. Bu da modern futbolun gerektirdiği "toplu oyun" anlayışın ülkemizde hâlâ istenilen ölçüde oturmadığını, orta saha ve forvet oyuncularının gereksiz top kayıpları veya gerektiği noktada savunmaya katılmama gibi hatalarla gol yenilmesine yol açtığını ortaya koyuyor.

Kaleci hataları

787 golde kalecilerin toplam 912 hata yaptığını belirtmiştik. Şimdi bu hataların niteliklerini kategorilere ayıralım. Kaleci hatalarını pozisyon hatası, zamanlama hatası, pas hatası, bireysel taktik hata ve bireysel teknik hata olarak 5 başlık altında inceledik. Öncelikle bu başlıkların ne anlama geldiklerine bir göz atalım. Pozisyon hatası, kalecinin pozisyon sırasında bulunması gereken yerde olmadığı durumları belirtiyor. Zamanlama hatası, kalecinin kaleye yaklaşan topa hamle yapmakta gecikmesini ifade ediyor. Pas hatası, kalecinin topu oyuna sokarken yaptığı hataya karşılık geliyor. Bireysel taktik hata, kalecinin takım oyununda arkadaşlarından farklı bir davranış sergilemesini tanımlıyor. Bireysel teknik hata ise kalecinin kalecilik tekniği açısından yaptığı yanlışlar anlamına geliyor. Bu açıklamayı yaptıktan sonra hataların hangi sayıda ve hangi oranlarda yapıldığını görelim.

Kalecilerin yenilen gollerde yaptığı 912 hatanın 298'i pozisyon hatası, 178'i zamanlama hatası, 10 tanesi pas hatası, 54 tanesi bireysel taktik hata ve 372 tanesi ise bireysel teknik hata sınıfına giriyor. Bu rakamları yüzdeye döktüğümüzde pozisyon hatalarının yüzde 33, zamanlama hatalarının yüzde 19, pas hatasının yüzde 1, taktik hatanın yüzde 6, teknik hatanın yüzde 41 oranında gerçekleştiği ortaya çıkıyor.

Bu rakamlar hakkında bir yorum yapmak gerektiğinde, pas hatalarının yüzde 1 gibi bir oranla göz ardı edilebilecek düzeyde kaldığını ve kalecilerin topu oyuna sokmadaki önemli hatalarının asgari düzeye indiğini söyleyebiliriz. Ancak bu veriden çıkacak bir başka sonuç da ülkemizdeki kalecilerin topla fazla oynamadıkları ve oynadıklarında da risk almadıkları şeklinde özetlenebilir. Bireysel taktik hataların yüzde 6'da kalması da bu görüşü kuvvetlendiren bir veri sayılabilir.

Gelelim kalecilerin en fazla dikkat çeken hatalarına… İlk sırayı yüzde 41 oranıyla bireysel teknik hatalar alıyor ki, bu da kalecilere altyapılarda verilen eğitimin yetersizliğini ortaya koyuyor. Çünkü yüzde 41 oranındaki hata, top tutuş, yan toplara çıkma tekniği, yumruklama veya topu tutma arasındaki tercih yanlışları, topu yumruklama veya tokatlama sırasında yapılan yanlışlar, üzerine gelen rakipten veya toptan kaçınma gibi hatalardan oluşuyor.

Kalecilerin yaptığı hatalarda ikinci sırayı ise yüzde 33'le pozisyon hatası oluşturuyor. Pozisyon hatalarından 298 gol yenildiği hatırlandığında, Turkcell Süper Lig düzeyindeki kalecilerin yer tutma ve oyunu yeterince takip etme konusunda hâlâ bu kadar hata yapıyor olmaları oldukça çarpıcı.

Defans hataları

Defans hatalarını da kaleci hatalarında olduğu gibi pozisyon hatası, zamanlama hatası, pas hatası, bireysel taktik hata ve bireysel teknik hatanın yanı sıra adam paylaşımı olarak 6 başlık altında topladık.

Yapılan hataları paylaştırdığımızda ortaya çıkan rakamlar şöyle: Pozisyon hatası 423, adam paylaşımı 426, pas hatası 50, zamanlama hatası 83, taktik hata 248, teknik hata 209. Gelelim bu rakamların yüzdelik olarak paylaşımına. İlk sırayı adam paylaşımı hatası yüzde 30'luk oranla alıyor. Futbolda defansın artık ağırlıklı olarak alan savunması biçiminde yapıldığı günümüzde, zaman zaman ortaya çıkan adam paylaşımı konusunda defans oyuncularının zaaf içinde bulunduğu gözlemleniyor. Yenilen gollerdeki adam paylaşımı hataları, ağırlıklı olarak duran toplarda ve yan toplarda kendini gösteriyor.

Yenilen gollerdeki defans hatalarını yüzde 29'la pozisyon alma hataları oluşturuyor. Savunma oyuncularının rakip hücumları karşılarken bulunmaları gereken en efektif noktada yer almamaları ön plana çıkıyor. Savunmacıların kendilerini ya topa ya da rakibe odaklamaları, olması gerektiği gibi ikisini birlikte kontrol edememeleri, pozisyon hatalarını oluşturuyor.

Yenilen gollerdeki defans hatalarının yüzde 17'si bireysel taktik hatalardan kaynaklanıyor. Oyuncuların, oyunun akışına kapılarak takımın taktiği dışında hareket etmelerinden kaynaklanan gol sayısının 248'e ulaşmış olması dikkat çekici görünüyor.
209 golün yenildiği bireysel teknik hatalar, defans hataları içinde yüzde 15'lik bir yer tutuyor ve oyuncuların altyapı eğitimlerindeki yetersizliği göz önüne seriyor.

Orta saha hataları

Yenilen gollerdeki orta saha hatalarında kullandığımız mihenk taşları, defans hatalarıyla aynı. Orta saha oyuncularının gollerdeki toplam 834 hatasının alt kategorilere dağılımı şöyle: Pozisyon hatası 413, adam paylaşımı hatası 183, pas hatası 63, zamanlama hatası 21, bireysel taktik hata 90 ve bireysel teknik hata 64.
Yenilen gollerdeki orta saha hatalarını ağırlıklı olarak oluşturan pozisyon hatalarının toplam içindeki payı yüzde 49. Adam paylaşımı hataları ise yüzde 22. Bu iki hata kategorisinin toplam içindeki yüzdesi ise 71'i buluyor. Bu veriler, orta saha oyuncularının takım savunmasına istenilen düzeyde katkı yapmadığı gerçeğini ortaya çıkarıyor.

Diğer hataları yüzdeye vurduğumuzda ise bireysel taktik hatalar yüzde 11, bireysel teknik hata ve pas hatası yüzde 8'er, zamanlama hatası ise yüzde 2 oranında.

Forvet hataları

Forvet oyuncuları için de defans ve orta sahalarda olduğu gibi aynı anahtarı kullandık. Yenilen gollerdeki forvet hatalarının toplam sayısı 114. Bu hataların 36'sı pas hatası, 36'sı pozisyon hatası, 22'si bireysel teknik hata, 15'i bireysel taktik hata, 3'ü adam paylaşımı hatası ve 1'i de zamanlama hatası. Pas hatası ve pozisyon hatasının toplam içindeki yüzdesi 32'şer. İki hata biçiminin toplamı yüzde 64'ü buluyor. Bu veriler, hücum oyuncularının hatalı paslarla kaybettiği topların, takım savunması için ne kadar tehlikeli olabileceğini göz önüne serdiği gibi, savunmanın hücumdan başlaması gerektiğini de ortaya koyuyor.

Geçen sezona göre ne değişti?

Başta da söylediğimiz gibi, aynı araştırmayı geçtiğimiz sezonun golleri için de yapmıştık. İki sezonun gollerini yeniliş biçimleri açısından kıyaslayarak araştırmamızı noktalayalım. 2007-2008 sezonunda defans hataları yüzde 54'ü bulurken, bu sezon aynı hataların yüzde 50'ye gerilediğini görüyoruz. Buna karşılık geçtiğimiz sezon yüzde 21 olan kaleci hatalarının yüzde 25'e yükselmesi dikkat çekici bir nokta. Orta saha ve forvet hatalarında ise artma veya eksilme bulunmuyor.

Kalecilerde teknik hataların bir önceki sezon yüzde 37'den bu sezon yüzde 41'e, pozisyon hatalarının ise yüzde 23'ten yüzde 33'e yükselmesi oldukça dikkat çekici.
Defans hataları bazında dikkat çekici üç değişiklik ise zamanlama, adam paylaşımı ve taktik hatalarda ortaya çıkıyor. Bir önceki sezon yüzde 21 olan taktik hata payının yüzde 17'ye, adam paylaşımı hatalarının yüzde 34'ten yüzde 30'a gerilediği, buna karşılık yüzde 2 olan zamanlama hatasının yüzde 6'ya yükseldiği dikkat çekiyor.
Forvet ve orta sahaların yaptığı hatalardan kaynaklanan gollerde ise ciddi bir değişim gözleniyor. 2007-2008 sezonunda yüzde 60'ı bulan pozisyon hataları yüzde 50'ye, yüzde 27'yi bulan adam paylaşımı hataları ise yüzde 19'a gerilemiş durumda.
Buna karşılık forvet ve orta saha oyuncuların pas hatalarından kaynaklanan gollerin oranında yüzde 1'den yüzde 10'a, bireysel teknik hatalarda ise yüzde 3'ten yüzde 9'a yükselen bir artış bulunuyor.